İlkokul mezunu Gülfer Kızılçay, KOSGEB'ten aldığı 27 bin lirası hibe, 16 bin lirası geri ödemeli olmak üzere toplam 43 bin lira krediyle kendi işinin patronu oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Anadolu kadınının neler başarabileceğinin en güzel örneğini sizin üretiminizde gördüm" sözlerine muhatap olan Kızılçay, övgüden büyük gurur duyduğunu ve çalışma azmini artırdığını söyledi.

Saman saplarından Avrupa'da kullanılan Noel çelenkleri ve kuru çiçek imalatı yaptığı atölyesinde dört işçi çalıştıran 44 yaşındaki Kızılçay, samandan döviz kazandırıyor. Eşme'nin kırsal köyü Dereli'de 12 yaşında babasız kalan genç kadın tarlada öküzlerle çift süren Gülfer Kızılçay, evlendikten sonra yerleştiği Manisa'nın Alaşehir ilçesindeki atölyesinde, eşi ve işçileriyle samandan ürettiği Noel ve cenaze çelenklerinin iskeletlerini imalatını yaparken bulduk. Son parti çelenkleri hazırlarken heyecanlı olduğunu belirten Kızılçay, Noel'in yaklaşmasıyla işlerinin hayli arttığını ve aralıksız çalıştığını söyledi. Yoksulluğun, yokluğun her türlüsünü yaşadığını anlatan Gülfer Kızılçay, "Ailemin desteğini aldım. Hani, 'iki gönül bir olunca samanlık seyran olurmuş' diye söz vardır. Gönülden destek verenler çok olunca insan ekmeğini herşeyden çıkarıyor" dedi. KOSGEB'in Türkiye için büyük şans olduğunu kaydeden Kızılçay, Yeni Asır'ın sorularını yanıtladı.

İnternetten Yazıştık

- Bu işe nasıl başladınız?
15 yıl çalıştığım çiçekçi firması, kuru çiçek ihracatı yapıyordu. Hep hayali vardı ve fırsat arıyordum. Gurbetçi bir hemşerimizden Alman firmalarının Noel çelengi talebinin yüksek olduğunu öğrendim. Biz de kuru çiçek ihracatı yapan firmaya bu çelenkleri yapıyorduk. Bu işi çok iyi öğrenmiştim, ancak bu iş bir süre durdu. Gurbetçi arkadaşımın bu konudaki sözleri aklımdan hiç çıkmamıştı.

- Şans yolunu kendiniz mi açtınız?
Firmaya çelenkleri yapmayı istiyordum ve bağlantı kurdum ama param yoktu. Oğlum Onur, öğrenimi dış ticaret üzerine yapıyordu. Konuyu anlattım. "İnternetten Almanya'daki firmayla yazıştık. Girişimci kadınların KOSGEB'ten nasıl kredi aldığını da öğrendim. 2010'da Alaşehir Ticaret ve Sanayi Odası'nın KOSGEB ile ortaklaşa açtığı kurslara katıldım. Noel ve cenaze çelenkleriyle ilgili projemi KOSGEB'e sundum. Mülakatlarda ortaya koyduğum somut örneklerle de kursu başarıyla bitirdim. Kredi almayı hak kazandım. Aldığım krediyle iki makineyi Almanya'dan getirterek bu atölyede imalata başladım."

- KOSGEB'ten alınan kredilerde personel çalıştırmanız avantaj sağlıyor. Siz kaç işçi çalıştırıyorsunuz?
İşimiz sezonluk. Nisan - Kasım ayları arası. 2010'da Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'ndan (KOSGEB) aldığımız krediyle kendi işimizi kurduk. Önce 27 bin lira hibe krediyi kullandık, 70 bin liralık faizli krediden sadece 16 bin lirasını bu işe yatırdım. Eşim Duran, sınıf öğretmeni kızım Duygu ve şuan Muğla'da çalışan oğlum Onur okul haricinde bize destek vererek çalışmalara başladık. Yaz sezonunda 4 işçi arkadaşımı vardiyalı çalıştırıyorum.

 

- 2 Yıldır atölyeniz çalışıyor, yıllık üretim kapasiteniz ne kadar ?
Günde 800-1200 adet çelenk üretiyoruz. Hedefimiz daha büyük tabii.. Almanya'ya talepçi firma aracılığıyla gönderiyoruz. Bazen direrkt biz de gönderiyoruz. 30-75 cm çapına kadar çelenk üretiyoruz. Çelenkler 30 ile 70 kuruş arasında satılıyor.
- Başbakan Erdoğan ile törende diyaloğunuz nasıl geçti?
Ben ilkokul mezunuyum. Başbakanımızla görüşmede çok heyecanlandım. İlk olarak, 'Yılda 200 bin çelenk satarsak anaların ekonomiye nasıl katkı yaptığını göstermiş olurum' şeklindeki sözlerim çok hoşuna gitti ki, beni övdü. Mahçup oldum ama çok gurur duydum.

- Başbakan ne demişti orada, hatırlıyor musunuz?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB tarafından düzenlenen Türkiye girişimcileri ödül töreninde sıra bana gelince, önce tebrik etti. Sonra her sözünü gazetelerden de okudum şöyle demişti: "Anadolu kadınının neler başarabileceğinin en güzel örneğini sizin üretiminizde gördüm. Bak, dünyaya açılıyorsunuz. İnanç çok acayip bir şeydir. Hani Anadolu'da bir söz var ya, 'İnanç tekeden bile süt çıkartır' İşte bu başarıda bu var."

- Başbakandan ladin ağacı üretimi konusunda yardım istediniz, neden?
Ladin ağacı zor yetişen ve pahalı bir fidan. Ayrıca Ekim'den Mayıs'a kadar orman fidanı üretiyoruz. Ladin, fıstık çamı, sedir, ceviz, değişik orman bitkileri fidanları yetiştiriyoruz. Fidan projemi de geliştirmek istediğimi Başbakanımıza söyledim, destek için elinden geleni yapacağını söyledi.


4 Makine Almalıyız

- Çelenkleri buradan çıplak gönderiyorsunuz oysa süslenmiş olarak göndererek daha kazançlı olmaz mı? Hedefiniz ne?
Bu yıl birkaç Alman firmasıyla daha görüştük. 200 bin çelenk yapmayı istiyoruz. 4 makine alırsak bütün siparişleri yetiştiririz. Biz çelenkleri çıplak gönderiyoruz, orada süsleniyor. Elbette bizde burada süslenmesini istiyoruz Almanlar da buradan süslenmisini istiyor. Motif istiyorlar. Biz de daha fazla büyümek istiyoruz. Ama borçlanmak istemediğim için ayağımızı yorgana göre uzatıyoruz, önce aldığım kredimi ödeyeceğim sonra Önümüzdeki yıllarda yeni kredi kullanıp, işleri daha da büyütebilirim.

Sırada Fidancılık Var

Çelenkteki büyüme yanında fidancılık çalışmamız da var. Başbakanımız Erdoğan'a ladin fidanı yetiştirmek istediğimi söyledim. Bu talebim, Başbakan tarafından Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'e iletildi. Konuyla yakından ilgilenen Ergün, girişimci kredileriyle ilgili gerekenin yapılması talimatını Orman ve Su işleri Bakanlığı'na da bildireceğini söyledi.

 

Gülfer Kızılçay kimdir?

Uşak'ın Eşme ilçesine bağlı Dereli köyünde dünyaya geldi. 12 yaşında babasız kalıp erkek kardeşleri de yatılı okula gidince ailenin sorumluluğunu üstlendi. 22 yaşında komşu köy olan Yelen'e gelin gitti. Sonrasında eşiyle birlikte Alaşehir'e yerleşti. İki çocuk annesi.

Yeni Asır kaynaklı, örnek alınabilecek azim dolu bu güzel başarı hikayesi haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.